Çiğ köfte sektörünün tanınan isimlerinden Ömer Aybak, bu kez alışılmış tanıtım organizasyonlarının dışına çıkarak doğrudan üretimin kalbine indi. Hasat zamanının yaşandığı marul tarlasında gerçekleştirilen dev etkinlikte, çiğ köftenin en önemli tamamlayıcısı olan yeşilliklerle birlikte “topraktan sofraya” temalı büyük bir lezzet buluşması düzenlendi.
Etkinlik, hem tarım emekçilerinin yoğun çalıştığı bir hasat gününe denk gelmesi hem de doğal üretim alanında gerçekleştirilmesi nedeniyle dikkat çekti.

Tarlada Kurulan Dev Lezzet Alanı

Etkinlik alanı, sabahın erken saatlerinde hazırlanmaya başlandı. Yemyeşil marul tarlalarının ortasında kurulan özel platformda, büyük tepsiler, geleneksel yoğurma kaseleri ve servis alanları oluşturuldu.
Katılımcıların gözü önünde, esmer bulgur, özel baharat karışımları ve geleneksel soslarla hazırlanan çiğ köfte yoğrulmaya başlandı. Usta isim Ömer Aybak, yoğurma işlemini bizzat kendi elleriyle gerçekleştirerek sürecin her aşamasında yer aldı.
Etkinlik boyunca hazırlanan çiğ köfteler, tarladan yeni toplanmış çıtır marullar ile birlikte servis edildi.

Tarım Emekçilerine Sürpriz İkram

Hasat çalışması yapan tarım işçileri, etkinlik sırasında hazırlanan ikramlarla karşılaştı. Günlük işlerini sürdüren emekçilere, tarlanın ortasında hazırlanan çiğ köfteler ve taze marullar ikram edildi.
Sürpriz karşısında şaşkınlıklarını gizleyemeyen işçiler, organizasyonu memnuniyetle karşıladı. Birçok tarım emekçisi, bu tür etkinliklerin üreticinin emeğine dikkat çekmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.
Yoldan geçen vatandaşlar da etkinlik alanına davet edilerek ikramlardan faydalandı. Kısa sürede tarlada yoğun bir hareketlilik ve renkli görüntüler oluştu.

“Lezzetin Kaynağı Doğallıktır”

Etkinlik sırasında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Ömer Aybak, çiğ köftenin yalnızca bir yemek değil, aynı zamanda kültürel bir miras olduğunu vurguladı.
Aybak açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Çiğ köftenin gerçek değeri doğallığından gelir. Biz bugün sadece bir ürün tanıtmadık; aslında üretimin başladığı noktaya, yani toprağın kendisine geldik. Marul bizim için sadece bir eşlikçi değil, bu kültürün ayrılmaz bir parçasıdır. Tarlada olmak, emeği yerinde görmek bizim için çok kıymetli.”dedi.

HABER: FERHAT CANBEY